442 kişi kendisini tutuyor, 1 arkadaşı var.
al beni hadi .. yelelerime dokun .. dön benimle, başım üstünde .. çubuğa sarılı meşaleler aydınlatsın dönüşümüzü .. çıkılamaz sanılan dans devirsin
ikimizi .. devrilsin ..
dinle !!!
Günahlarım gardiyan
kavramlar cam kırığı
kitaplar kırbaç
kemiklerim sızlıyor
midem kasılıyor
içimdesin
şimdi bir yağmur yağsa
yağsa da yağsa...
eriyip aksam toprağından
bir kıyıda olsak
sen dalıp gitsen uzaklara
ben koşsam
koşsam koşsam da yetişemesem sana
saçlarımı balıkçı ağı gibi atsam sulara
kısmetimizi beklesek
gelir mi dersin?
sevabına çöz elimi
canımın kırık kavramları
aklına bilmek mi dersin
sızdıran çatlaklar
kasıklarımda ki miğfer
içindeyim
şimdi yağmura yakalansak
ıslansak ta ıslansak..
toprak gibi koksak çamurdan
kıyılarına sokulsak
dalgınlara küfredip
koşsak sulara
koşsak koşsak ta yıkansak kumsalda
saçlarından okyanusa tırmansak
kendimize bulansak
olur mu dersin ?
saf ve katışıksız
kendimize bulandık
alevli aynalarda soyunup
sahnede şovumuzu sergiledik
sevaplar günahlar
birbirine karıştı
özgürlüğün içinde
eriyip dağıldık
oldu mu dersin?
sek ve tek sigara gibi
bulduğumuz akla sarıldık
aynaların sırlı yanlarına
gizledik en çıplak anlarımızı
cennet ve cehennem
arasında bir köprü
özgürlüğün sırtına bir tırmanış
varolduğun sürece burdayım
desek mi dersin ?
Dirilen ve deliren
ince ve kocaman bir alev gibi
kuruttuğumuz özgürlüğü alevliyoruz
dumanlar yayılırken
acı
gözeneklerimizden tütüp gidiyor
mutluluğun ifadesini
görebilirim..!
belki...
burda kal
gürlemesi dinmiş
bulutun suyu yağması gibi
tutunduğumuz gökyüzünden damlıyoruz
toprağa akan varlığın
ıslak
ellerinden tutup gidiyorum
mutlu ifadesini
görebilirim..!
belki...
burdayım...
dururken
öyle soğuk yekten bir parça gibi
yegane olmak değilken henüz
yekpare bir yüze
tek bir dokunuşun çatlar
kırıklarında
toprağın uçsuz bucaksız kırıntıları
çukuruna dolar
gömülürsün
yalnız, yapayalnız..
Gece, karanlık, gizem sizi seviyorum. Benim karanlığım kalkan olucak yanılmadan hislerimle ve bu sancı bitecek. Karanlık neşter olucak iltihabıma...
örtünün altında ki karanlık iltihabını idam edeceksin bir gün .. uçurumdan yuvarlanan toprak denizin dibini boylarken .. dalgalar dağıtacak aklını .. bulutların su yüzüne değmesi gibi ..
güneşin yaydığı rengi, solarken izleyen iskele .. geceye dönüşüyor .. tüm gece kuşları kanatlarına toplanıyor .. bir çırpıda perdede rol dağılıyor .. sahnenin sürüklendiği derin yönetmen .. kahramanını gizliyor ..
Çaresiz insan, ya dine, ya da alkole sarılır derler ama ben artık hangi tanrıya yalvaracağımı bilemiyorum. . Anlaşılmamak çıldırttı. Yoksa ben bekar eli gibi hep kendi kendimimi okşadım? Korkuyorum. Cevapsız kalınca korkuyorum. Hiç bilinmeyenli denklemler içindeyim.Kimse yardım edemedi bana. Hep cüce kaldılar yanımda..
|
|
zeitgeist11 üyesi var. üyelik serbest. |